Onur Fahri Sekendur

Gözlerimi 1987’de açtım. 2043’te de son kez kapatacağım gibi duruyor.


Hesaplamadım tabii ki. Özel Üsküdar Fen Lisesi’nde bayağı bir matematik okuduk tamam. Bilgisayar mühendisliğine bakıp çıkarken de mutlaka bir şeyler kapmışımdır. Mezun olduğum işletme bölümündeyse, istatistikten A ile geçtim. Yani aslında matematiğim kuvvetli. Ama hayır, hiçbir matematik bunu hesaplayamaz. Metafizik bilmek lazım. Her şeyi merak ettiğim gibi onu da merak ettim. Araştırdım.


Bir son kullanma tarihim var. Çünkü zamanlamalar rahatlatır beni. Reklamcılık yaparken de böyleydi bu. Gerçi reklamcıyken hep gergindim. Müşterinin derdi, niye beni gerdi diye de düşünürdüm. Anladım ki benim dertlerimmiş beni gerenler. Anlatamadığım dertlerim…


Neyse ki en büyük motivasyon kaynağım, hayatın beni sürüklemesine izin vermek. İşaretleri okumaksa, ayrı bir keyif. Senaristlikle bu şekilde tanıştım. Hem artık derdimi de anlatabiliyorum. 2043’e kadar, yol boyu anlatırım artık.


Evet, hayat bir yol bence. Direksiyonda ben varım. Emniyet kemerim takılı değil. Navigasyon henüz keşfedilmemiş. İki tabela yol kenarında. Unutmam gereken bir soru ve öğrenmem gereken bir cevap:

“Geç mi kaldım?”
“Hayır!”